Varis sadece kozmetik bir sorun mudur?

  • Varisler ayaklarda ağrı, gece krampı, yorgunluk, ağırlık hissi, sıcaklık, şişlik, uyuşma, yanma, kaşıntı gibi yakınmalara yol açarak hayat kalitesini ciddi olarak etkiler
  • Seyrek olarak ayak ve bacak yaraları, varis kanaması ya da pıhtılaşması gibi daha büyük sorunlara yol açabilir

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Varis hastasıyım nelere dikkat etmem gerekir?

  • Uzun süreli ayakta sabit pozisyonda kalmayınız.
  • Egzersiz yapmaya gayret ediniz.
  • Aşırı topuklu ayakkabılar giymemeye gayret ediniz.
  • Sıcak ortamlardan( Kaplıca, Güneş vb ) uzak durunuz.
  • Fırsat bulduğunuzda bacaklarınızı yüksekte tutmaya çalışınız.
  • Varis çorabınızı düzenli olarak giymeye dikkat ediniz.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Varisli damarım çıkarıldı sorun olur mu?

Bacaklarımızdaki kanın kalbe dönüşünü sağlayan iki tane toplar damarımız vardır. Bunlar yüzeyel ve derin toplardamarlar olarak isimlendirilir. Varis ameliyatı ile çıkardığımız damar, vena safena magna veya parva adındaki yüzeyel damarlardır. Derin toplardamarlarımız normal fonksiyonda ise yüzeyel damarlarımızın işlevini görürler. Bir diğer nokta ise bu yüzeyel damarların gerek olduğunda koroner baypas veya bacak atardamarlarına yönelik ameliyatlarda kullanılması durumudur. Bu noktada deforme bir damarın bu tarz ameliyatlarda kullanılması uygun olmayacağından çıkarılmasında da bir sorun gelişmez.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Tedavi̇ oldum, vari̇sleri̇n tekrarlamaması i̇çi̇n ne yapmam lazım?

Kılcal varisleriniz için tedavi olduysanız, bu varislerin yıllar içinde yeniden artması mümkündür. Yapmanız gereken, yeni çıkan varisler sizi rahatsız edici boyuta ulaştığında yeniden mikroskleroterapi yaptırmanızdır. Bu tür varislerde, varislerin tekrarlamaması için yapılacak fazla bir şey yoktur. Varis çorabı, topuksuz ayakkabı, ayakta kalmama gibi tedbirler pek etkili değildir.

Büyük varisleriniz için tedavi olduysanız, vücudunuzda zamanla yeni bir damarda yetmezlik (kaçak) gelişebilir ve varisleriniz tekrarlayabilir. Ancak, yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişiklikler bu ihtmali azaltabilir ve varislerin gelişme süresini uzatabilir. Bunlar, uzun süre haraketsiz kalmaktan kaçınmak, serin ortamları tercih etmek, hamam, sauna, kaplıca gibi sıcak mekanlardan uzak durmak, kilo almamak, yürüyüş-yüzme gibi sporları tercih etmek, diz altına hafif basınç uygulayan özel günlük çoraplar giymek, çok yüksek topuklu ayakkabı giymemek ve gerekli değilse hamilelikten kaçınmak olarak sıralanabilir.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Köpük tedavi̇si̇ oldum, ancak vari̇sler tekrarladı, ne yapayım?

Kılcal varisleri olan kişilerde, bazen birkaç yıl içinde varisler yeniden oluşabilir. Bu durum, iyi bir mikroskleroterapi ile kolayca tedavi edilebilir. Büyük varisi olanlarda ise, köpük tedavisiyle yok olan varislerin yerine kısa sürede yeni büyük varisler oluşmuşsa, Doppler ultrason tanısında ve uygulanan tedavide bir eksiklik ya da yanlışlık olma ihtimali yüksektir.

Bu olayın en sık rastlanan nedeni, varislerin nedeninin renkli Doppler ultrasonda araştırılmaması, ya da renkli Doppler ultrasonun yetersiz ya da yanlış yapılmasıdır. her iki durumda da, varislere neden olan yetmezlikli damarlar yeterince tedavi edilmeden varislere köpük tedavisi uygulanmış olacaktır. Bu durumda, varislerde geçici bir iyileşme olur, ancak altta yatan neden tedavi edilmediğinden varisler kısa sürede tekrarlar.

Bu tür hastalarda yapmamız gereken, iyi ve ayrıntılı bir renkli Doppler ultrasonografidir. Ultrasonografide, varislere neden olan damarlar tespit edilmeli, önce bu damarlar kapatılmalı ve daha sonra varisler tedavi edilmelidir.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Köpük tedavi̇si̇ oldum, sertli̇kler ve lekeler oluştu, ne yapayım?

Köpük tedavisi ya da skleroterapinin en bilinen etkisi tedavi edilen damarın sertleşmesi ve bir miktar koyulaşmasıdır. Büyük bir damara köpük uygulanmışsa, bu damar aylar boyunca nohut ya da mercimek tanesi gibi ele gelir, ancak sonra, zamanla kendiliğinden kaybolur. Sertleşme, aslında varisin başarılı biçimde tedavi edildiğinin göstergesidir. Köpük tedavisinden sonra, varis normal damar gibi yumuşak ise yeterince tedavi edilmemiş olabilir.

Köpük tedavisinden sonra bir miktar koyulaşma da normaldir ve o damarın tedavi edildiğinin göstergesidir. Ancak koyulaşmanın hafif olması ve aylar içinde azalarak yok olması gerekir. Köpük çok yüksek yoğunlukta uygulanırsa, koyuluk çok fazla olabilir ve tamamen geçmesi çok uzun bir süre alabilir.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Kılcal vari̇sler tedavi̇ edi̇lemez di̇yorlar, doğru mu?

Sanılanın aksine, kılcal varisler tedaviye oldukça dirençlidirler. Bu tür varisler, genellikle anne karnındayken kullandığımız normal toplardamarların kalıntılarından kaynaklanırlar ve genetik-hormonal kökenlidirler. Ayakta kalma, hamilelik, sıcak iklim, topuklu ayakkabı giyme gibi, büyük varisleri artıran edinsel etkenler kılcal varislerde pek etkili değildir. Kılcal varisler daha çok ergenlik döneminde başlar ve yıllar içinde yavaş yavaş çoğalırlar.

Kılcal varislerde ideal tedavi mikroskleroterapidir. Bu yöntemde, çok ince iğnelerle kılcal varislere girilir ve az miktarda ilaç ya da köpük enjekte edilir. Her enjeksiyonda çok az ve düşük yoğunlukta ilaç verilmesi, ancak kılcal varislere çok sayıda giriş yapılması önemlidir. Bu şekilde tedavi edildiğinde, kılcal varislerde 2-3 seansta yaklaşık %80-90 azalma elde edilebilir.

Mikroskleroterapiden sonra kalan az miktarda ince kılcal varisler için lazer gibi transdermal tedaviler uygun olabilir. Çok az miktarda, ince ve dağınık kılcal varisleri olan hastalarda, mikroskleroterapi olmadan transdermal lazer uygulanabilir. Ancak, kılcal varislerde gerçekçi hedef, varislerin kökünü kazımak değil, çok ciddi bir azalma ve görsel düzelme sağlamaktır. Mükemmel bir tedavi uygulansa bile az miktarda da olsa kılcal varis kalacak ve her geçen yıl az miktarda da olsa yeni kılcal varisler eklenecektir.

Kişisel deneyimimize göre, kılcal varis hastalarımızın çoğunda, 2 seanslık yoğun bir mikroskleroterapi ile %80-90 civarında bir azalma sağlanabilmekte ve bu, hastalarımızı uzun yıllar memnun edebilmektedir. Ancak, ilk yoğun tedaviden sonra, birkaç yıl içinde bir ilave seans yaptığımız hastalar da olmaktadır

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Tedavi̇ olsan da vari̇s tekrarlar dedi̇ler, ne yapayım?

Varis bir genetik yatkınlık hastalığıdır ve başarılı bir tedaviden sonra da tekrarlama ihtimali vardır. Ancak, varisin tekrarladığına dair halk arasındaki bu yaygın inancın nedeni, on yıllardır yapılan eksik ya da uygun olmayan tedavilerdir. Varisin nedeni ayrıntılı bir renkli Doppler ultrasonla araştırılmaz ve kaçak yapan yetmezlikli damarların tümü kapatılmazsa, yüzeydeki varisler alınsa bile, altta yatan neden tedavi edilmediğinden varisler tekrarlayacaktır. Varislerin tekrar etmesinin en önemli nedeni tedavilerde bu kurallara uyulmamasıdır.

Ancak, mükemmel bir tedaviden sonra bile, kuvvetli yatkınlığı olan kişilerde varisin tekrarlaması mümkündür. Cerrahi ameliyatlardan sonra, hastaların yaklaşık yarısında ameliyatla alınan damarın yatağında vücut minik kıvrıntılı damarlar (neovaskülarizasyon) oluşturur ve varis buna bağlı olarak tekrarlar. Lazer, radyofrekans tedavilerinden sonra ise, hastaların yaklaşık %5 inde kapatılan damar yeniden açılabilir, bazen de damar kapalıdır, ancak vücut kaçak yapan yeni damarlar oluşturabilir. Kılcal varisler ve genital bölge varisleri diğer varislere göre daha fazla tekrarlama eğilimindedir.

Sonuç olarak, varisin tekrarlama ihtimali vardır. Ancak, tanı ve tedavi ne kadar iyi ve tam yapılırsa variste tekrarlama ihtimali de o derece azalacaktır.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!


Vari̇s tedavi̇si̇nde lazer, rf, moca, buhar, zamk vs. hangi̇si̇ni̇ terci̇h edeyi̇m?

Bu tedavilerin içinde, kendisini en çok kanıtlamış yöntemler lazer ve radyofrekanstır (RF). Ancak, bu yöntemler tümesant anestezi ile yapılması gereken tedavilerdir ve tümesant anestezi, ultrason deneyimi olmayan hekimler tarafından yapılamamaktadır. Bu nedenle, tümesant anestezisiz yapılabilen Zamk ve MOCA gibi tedaviler geliştirilmiştir. Bu tedaviler de başarılı tedavilerdir, ancak lazer ve radyofrekans kadar etkili olup olmadıkları bilinmemektedir.

Varis tedavilerinde, bu yöntemlerin hangisinin kullanılacağı konusunda hastaların bir tercihte bulunmaları doğru ve mantıklı değildir, bu hastayı değerlendirdikten sonra hekimin karar vermesi gereken bir durumdur. Varis tedavisinde belirleyici olan hangi yöntemin kullanıldığı değil, işlemi yapan hekimin tanıyı Doppler ultrasonla kendisinin koyabilmesi ve bu tedavileri baştan sona ultrason rehberliğinde kendisinin doğru şekilde yapabilmesidir.

Varislerinizden doğal yollarla kurtulmak için tıklayın!