Öpücükler bebeği hasta edebilir mi?

Öpücük Hastalığı

Minik canlarımız çocuklarımıza genellikle sevgimizi öpücüklerle gösteriyoruz. Fakat özellikle çocuklarını dudaklarından öpen ebeveynlerin bu davranışlardan kesinlikle kaçınmalıdırlar. Bundaki en büyük neden ise bu masum sevgi dolu öpücükler çocuklarda kalp zarı iltihabı, sarılık ve menenjite kadar olmak üzere ciddi komplikasyonlara sebep olabiliyor.

Bebekler öpülür ancak bu öpücükler mümkün olduğunca küçük ve yüz çevresinden uzak olmalı. Bebeğinizin saçlarından öpün. Masumiyet hep kalsın.

Öpünce bebekler hasta olur. Evet ne yazık ki bebeklerimiz hasta olur. Halk dilinde ‘’öpücük hastalığı’’ olarak bilinen ‘’enfeksiyöz mononukleoz’’ genellikle EBV, nadiren de olsa CMV nedeni ile oluşan viral bir hastalık olarak nitelendirilmektedir.

Öpmekle hastalık bulaşır mı? Eğer ki enfeksiyöz mononukleoz hastalığı olur ise bu hastalığın özgün bir tedavisi yoktur. Çocuklar dinlenmezse ve bol bol sıvı almaz ise bu öpücük hastalığı çeşitli komplikasyonlara neden olabiliyor.

Eğer ki karaciğer tutulumu olur ise sarılığa dönüşebilir. Dalak yırtılması ya da büyümesi olabilir. Sinir sistemi etkileyerek menenjit olabilir. Akciğerleri tekiler ise zatürre olabilir. Eğer kalbi çevreleyen zarı etkiler ise buradaki zarın iltihaplanmasına neden olabilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı öpücük hastalığında erken teşhis yaşamsal öneme sahiptir.

Öpücük hastalığı 2 ile 4 haftalık kuluçka dönemlerinden sonra belirti vermektedir. Sıklıkla ateşlenme, boğaz ağrısı, baş ağrısı, bademciklerde büyüme ve bazı zamanlarda bademcikler üzerinde beyaz iltihap alanları, boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezlerinde büyüme, cilt döküntüsü bu belirtiler arasındadır.

Bu virüsün çocuğunuza bulaşmasını istemiyorsanız; hastayken çocuğunuzu öpmeyin, öksürürken ve hapşırırken ağzınızı kapatın, gıdaları ağzınızda çiğnedikten sonra çocuğunuza vermeyin, diş fırçanızı çocuğunuzun kullanmasına izin vermeyin, enfekte olan nesne ve oyuncaklar ile çocuklarınızı oynatmayın.

Bu hastalığın tedavisinde antibiyotikler ne yazık ki işe yaramıyor. Hasta olan çocuğun bol bol dinlenmesi, fiziksel aktivitelerden uzak durması ve bol bol sıvı tüketmesi gerekiyor. En önemlisi ise hastalık belirtilerini fark eder etmez en yakın sağlık kuruluşundan ya da doktorunuzdan bilgi almanız, teşhisi ve tedaviyi gözetim altında yaptırmanız gerekir. Onların sağlıklı bir yaşam sürmesi için kesinlikle evde tek başınıza tedavi edebileceğinizi düşünmemelisiniz.

Kaynak: bilgiustam.com


Gebelikte sık görülen yakınmalar ve şikâyetler nelerdir?

Gebelikteki Şikayetler

Gebelik süreci zor ve yorucu bir dönemdir. Anne adayını bu dönemlerde çok fazla sıkıntılı günler yaşar. Bunun nedeni vücudunda görülen fizyolojik değişimlerdir. Gebe kadın hamilelik başlangıcında bir takım şikâyetler yaşar. Bu yakınma ve şikâyetler gebeliğin oluşumu ile başlar ve gebelik boyunca bu tür şikâyetler devam eder. Bu olgu anne adayını 9 ay boyunca rahatsız eder. Çünkü içinde gelişen bir can bulunmaktadır. Gün gün onun büyümesini hisseder. Bütün hareketlerini, karın boşluğunda dönüşünü anne hisseder ve bebek geliştikçe karın zarı yırtılacakmış şekilde büyür ve karında gerilmeler göğüs kafesinde sıkışmalar başlar. Göğüs kafesinin sıkışması ise bebeğin anne rahim duvarında hızlı bir şekilde gelişim göstermesindedir. Gebelikte sık görülen yakınma ve şikâyetler oldukça fazladır. Şimdi sizlere bir anne adayında hangi dönemlerde sık yakınmalar meydana gelir onlardan bahsedeceğiz.

Gebelikte başlayan belli başlı şikâyetler

Mide bulantıları: Gebeliğin oluşum süreci içinde başlayan v gebeliğin belirtilerini ortaya seren bir durumdur. Genelde gebeliğin ilk dört ayında anne adayında şiddetli mide bulantıları meydana gelmektedir. Bunun en büyük nedeni bebeğin ilk gelişim sürecini tamamlamasından kaynaklanmaktadır.

Kasık ağrıları ve kramplar: Genelde gebeliğin oluşumu ile aynı adet döngüsünde olduğu gibi kasılma ve kramplar meydana gelir. Bu gebeliğin habercisidir. Gebelik meydana geldikten ilk üç ayında sıklıkla kasık ağrıları ve kramplar yaşanmaktadır. Bunun için bu ilk üç ayda dikkat çok önemli bir kavramdır.

Baş dönmeleri: Normal şartlarda her gebe kadında oluşan bir döngüdür. Fakat bunun ne sıklık ile olmasına dikkat etmeniz gerekir. Bu gibi durumlarda tansiyon ve şeker ölçümlerini zamanında yapmanız gerekir.

Baş ağrıları: Vücutta değişen bir takım fizyolojik değişimler ve hamilelik evresinde baş ağrıları en çok yaşanan yakınmalar arasında yer almaktadır. Baş ağrıları genelde strese dayalı zamanlarda baş gösterir. Bunun için gebelikte fazla stres yapmamanızı tavsiye ediyoruz. Böyle durumlarda ilaç kullanmak yerine antibiyotik yerini alan taze bir ıhlamur demlemeyi deneyebilirsiniz. Ihlamur sizi rahatlatacak baş ağrınızı alacaktır. Bir de evin havadar olması, anne adayının oksijen alması çok önemlidir. Temiz hava beyin hücrelerini canlandırarak oluşan baş ağrılarının da önüne geçmiş olur.

Kol, yüz ve ayaklarda oluşan şişkinlikler: Gebeliğin ilerlediği dönemlerde anne adayında bir takım kilo alımları gerçekleşir. Fazla kilo almak anne adayında istenmeyen şişkinliklere sebebiyet verir. Bu ödemler en çok yüzde, ayakta ve bacaklarda görülmektedir.

Kusmalar: Gebeliğin ilk 3 ayında mide bulantısının yoğunlaştığı bir anda gerçekleşir. Bu oldukça normal bir durumdur.

Göğüste hassasiyet: Anne adayı gebeliği ilerledikçe göğüs ağrılarının şiddetli bir şekilde ilerlediğini fark eder. Bunun nedeni süt haznesinin içinin dolması süt üretimi gerçekleşerek bebeğe zemin hazırlamasındandır. Anne sütü oluşumu bu şekilde kendini belli eder. Süt kanalları doğum sonrasında daha fazla artış gösterir.

Karın ve göğüslerde meydana gelen çatlaklıklar: Bebek anne karnında büyürken artık annenin karnı ve göğüsleri şişmeye başlar. Bu gerilim sonucunda istenmeyen çatlaklıklar meydana gelir bunun için doktor tavsiyesi olan çatlak kremini sürerek bunu azaltabilirsiniz. Gebelikte başlayan belli başlı şikâyetler bunlardır. Bu dönemde anne beslenme ve uyku düzenini en iyi şekilde sağlamalı, kendine bu konuda dikkat etmelidir.

Kaynak: gebelik.org


Gebelikte baş ağrılarının sebepleri nelerdir?

Hamileliğin ilk aylarında ortaya çıkan baş ağrıları bazen çekilmez bir vaziyette olur. Bunun için gebe kadın nasıl davranacağını şaşırır. Çünkü içinde taşıdığı canı da düşünmek zorundadır. Bu yüzden ilaç içmek istemez. İlaç içmesini gerektiren çok acil durum olmadıkça zaten ilaç kullanımını gebelere tavsiye etmiyoruz. Gebelik süresi yorucu ve sıkıntılı bir durumdur. Bu durumun içine giren anne adaylarını birden fazla sıkıntılar bekleyebilir. Bunların başında baş ağrıları, karın ağrıları, yumurtalık bölgelerinde de ağrılar, rahimde ağrılar, kulaklarda çınlama, baş dönmesi el ve ayaklarda şişme, mide bulantıları, saç dökülmeleri hatta diş çürümeleri gibi değişik belirtiler ortaya çıkar. Kısacası gebelik sürecinde birçok yakınma ve şikâyetlere maruz kalabilirsiniz. Baş ağrılarının en büyük başlangıcı gebeliğin oluşum sürecidir. Oluşum esnasında bebek rahim duvarına yerleşir ve yerleşirken anne adayında bir takım ağrılara hatta kanamalara yol açar. Gebelikte baş ağrılarının sebepleri nelerdir ve doğal yollarla baş ağrıları nasıl giderilir bu konuda sizi aydınlatacağız. Yazımızı kaldığınız yerden okumaya devam ediniz.

Gebelikte baş ağrılarını giderme yöntemleri

Gebelikte yaşanan bir takım sıkıntılar yersiz gerginlikler baş ağrılarına sebep olur. Bunu doğal yolla atlatmanız için kendiniz iyi hissedeceğiniz işler ile meşgul olun. Mesela baş ağrısını unutun en sevdiğiniz film izleyin. Film izlerken sizi rahatlatacak bitki çayları için. Bu bitki çaylarından birkaçına örnek vermek gerekirse, anason çayı, papatya çayı, adaçayı, kızılcık çayı, kuşburnu, melisa çayı, nane çayı, ıhlamur gibi size bağışıklık kazandıran ve bol miktarda mineral ve vitamin bulunan çayları tercih edebilirsiniz.

Ihlamur hamilelikte en çok faydalı olan çaylar arasında yerini korumaktadır. Ihlamur çayını hemen hemen her gün demleyip içebilirsiniz. Bu sizi hem koruyacak hem de dirençli olmanıza destek olacaktır. Ihlamur çayı ile geçemeyen baş ağrılarından kurtulabilirsiniz.

Çam terebentin yağını ince bir tüle sürerek ağrıyan başınızda bekletin. O yağ var olan ağrıyı keşfedecek ve ağrıyı azaltacaktır.

Kırmızı pancar yemek baş ağrıları için ideal lif içerikli bir besindir. Size bir yandan fayda sağlarken diğer yandan oluşan baş ağrılarınızı alarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Temiz hava, gebelikte en çok ihtiyaç duyduğunuz oksijendir. Temiz hava alan kişinin kolay kolay başı ağrımaz hatta baş ağrısı varsa hemen geçer.

Gebelikte sağlıksız beslenmekte baş ağrılarına neden olur. Bir de gebelik süreci anne adayında stres yarattığından baş ağrılarına neden olabilmektedir. Gebelikte baş ağrılarını giderme yöntemleri stresten uzak durmaktır.

Kaynak: bilgiustam.com


Gebelikte mide bulantıları neden olur? Nasıl geçer?

 

Gebelikte Mide Bulantısı

Gebeliğin en büyük belirtilerinden birisi mide bulantılarıdır. Bu bulantılar gebeliğin oluşumu itibari ile ilk 5 ay devam eder. Şiddetli olduğunda kusmalar meydana gelir. Gebelikte bu durum çekilmez bir durumdur. Anne adayı yediği hiçbir şeyden zevk almaz. Sürekli mide bulantılarından yakınır. Bu durum onu gün geçtikçe boğmaya başlar. Yediği yemeğin tadından bir şey anlamaz aksine her şeyi çıkartmak ister. Yedikleri en küçük şeyde midesini bulandırmaya başlar. Mide hassasiyeti gebeliğin ilk aylarında hızlı bir şekilde devam eder. Mide bulantılarını geçirmek için çoğu anne adayı doktorun verdiği bulantı hapları ile bu süreci atlatır. Az sonra sizlere gebelikte mide bulantıları neden olur nasıl geçer hakkında detaylı bir şekilde bilgiler vereceğiz. Gebelik sürecinde yaşana bu olumsuzlukları en aza indirmenin yollarından bahsedeceğiz.

Gebelikte mide bulantıları nasıl geçer?

Hemen hemen her anne adayı gebeliğin ilk dönemlerinde bu şikâyetlerden yakınır durur. Özellikle mide bulantıları anne adaylarının kâbusu olur. Bu nedenle anne adayı dışarıya giderken bu olumsuzluklar ile karşılaşacağından ani gelişen olumsuz durumları dışarı hayatında da yaşayacağından çok korkar. Bu onda kötü bir kusma fobisini gerçekleştirir. Bu gibi durumlarda kadın her türlü tedbirini alabilmeli ve dışarı çıkarken bunları hesap edebilmelidir. Karizmanın yerlere düşmesini istemez hiçbir bayan. Bir de böyle hassas bir durumun içindeyken hiç kaldıramaz. Bunun için sizlere gebelikte mide bulantıları nasıl geçer hakkında tüyolar vereceğiz. Yazımızı okumaya devam ediniz.

Gebe kadın dışarı çıktığında mide bulantıları yaşayacak ortamlardan uzak durmalıdır. Bu bir yemek yeri, lokanta restoran olabilir. Bir de açıkta satılan köfteleri yemek yapacağı en büyük hata olur.

Sigara içen kişilerin yanında durmak hem zara görmenize hem de o ağır kokudan mide bulantıları yaşamanıza neden olur. Bu yüzden sigara içenlerde hatta o çevrelerden uzak temiz bir yerde gezmeyi tercih etmelisiniz.

Kalabalık halk otobüslerine binmeniz sizin mide bulantınızı arttırır. Eğer çok acil bir yere gitme ihtiyacı duyarsanız, kendi şahsi arabanızla gitmeniz daha sağlıklı olacaktır. Eğer bir aracınız yoksa taksi ile yolculuk sizin açınızdan daha sağlıklı olacaktır.

Dışarıya çıktığınızda yanınızda su, ıslak mendil ve selpak bulundurun. Bir de mide bulantılarınızı azaltmak için tuzlu krakerleri çantanızda bulundurmak iyi bir fikir olacaktır.

Eğer dışarıda değil, evde iseniz yoğurt yemeniz mide bulantınızı hafifletecektir. Rahat bir uyku için de ayran ideal bir içecektir.

Çok fazla yağlı yiyecekler mide bulantınızın artmasına sebep olabilir. Bu nedenle kızartma türü yiyeceklerden uzak durmalı, onun yerine zengin vitamin içeren meyve ve sebzelere yönelmelisiniz.

Çok ani hareketler gebelikte mide bulantılarına sebep olabilir. Bu yüzden ani hareket yapmayın daha relaks olmayı deneyin. Siz rahat oldukça bebeğinizde kendini iyi hissedecektir. Gebelikte mide bulantıları nasıl geçer diyorsanız bu sizin birazda iradenize bağlı bir durumdur.

Kaynak: gebelik.org


Gebelikte ödem neden oluşur?

Gebelikte Ödem

Ödem, her gebe kadının korkulu rüyasıdır. Genelde hamileliğin son devrelerinde ortaya çıkar. Hamileliğin başlaması ile kendine dikkat etmeyen anne adayında bir takım kilolar meydana gelir. Bu kilolar her ay daha hızlı bir şekilde artış göstermektedir. Kilonun artması ile ödem olayı hızlı bir şekilde gelişir. Yani ödem kilo kontrolünü aştığınız zaman meydana gelir. Ödem çok riskli bir durumdur. Bu yüzden bu fark edildiği andan itibaren kontrol altına alınması gerekir. Her zaman erken önlem iyidir. Kişinin bebeğini kaybetme riskini azaltır. Gebelikte hızlı bir şekilde ilerleyen ödem bebeğin sağlığına zara verir. Kadın kilo aldıkça bebeğin her an ödem yüzünden kaybetme olasılığını taşır. Bunun nedenini yani gebelikte ödem nasıl oluşur hakkında detaylı bilgileri birazdan sizlerle paylaşacağız.

Gebelikte ödem belirtileri nelerdir? Nasıl önlenir?

Ödemin en büyük belirtisi ayak ve ellerde oluşan şişkinliklerdir. Bu yüzde de olabilir hatta bacaklarda da olabilir. Aslında ödem her kişide farklı bir şekilde görülür. Ödem gebeliğin son aylarında baş gösterir. Gebeliğin sekizinci ayına girdiğiniz zaman bu durumu yaşama olanağınız oldukça yüksektir. Peki, bu durumu azaltmak için ödem nasıl önlenir isterseniz bunları sizlerle paylaşalım ne dersiniz?

Gebelikte ödemin engellenmesi için öncelikle beslenme şeklinize çok dikkat etmeniz gerekir. Temel beslenmede sağlıklı, lif içeren gıdaları yemeniz sizin daha sağlıklı bir gebelik süreci yaşamanıza vesile olacaktır.

Unlu ve tahıllı yiyecekler çok fazla kilo yapan guruplardandır. Çok fazla un, şeker, yağ, tuz, tüketmeyiniz. Bu sizin hızlı bir şekilde kilo almanızı sağlayacak ve ödem oluşumuna sebep olacaktır.

Daha çok meyve içerikli gıdalar içiniz ve elinizden geldikçe gebelikte su alımına dikkat ediniz. Su az alınmamalıdır. Bu bebeğin su kesesinde rahat hareket etmesini engelleyecektir. Bu yüzden su içmek oldukça önemlidir.
Ödemi engellemek için yeşil sebzeleri daha fazla yemelisiniz. Marul, maydanoz, karalâhana, yeşil lahana, brokoli, enginar, pancar, buğday çimi, tere otu, dereotu, nane otu, ıspanak, pazı kısacası D vitamini yoğun olan gıdalar ödemi azaltır.

Çok fazla ekmek yemeyiniz bunun yerine kepekli ekmek yemek ideal bir seçim olacaktır.

Süt ve süt ürünleri, balık, kırmızı et, ceviz bunları gebeliğin son aylarında biraz daha azaltın. Normalde gebeliğin ilk beş ayında bu saydıklarımızı çok tüketmeniz gerekiyor. Fakat son aylarda kilo alımı için biraz daha azaltmanızda yarar göreceksiniz. Gebelikte ödem belirtileri nelerdir nasıl önlenir hakkında detaylı bilgileri verdik. Gebelikte sağlıklı beslenmek oldukça önemlidir. Çok fazla ödem bebeğin anne karnında zehirlenerek ölmesine neden olabilir. Genelde son aylarda bebeğini kaybeden birçok anne adayı bulunmaktadır. Bunun sebebi ödemin çok hızlı bir şekilde ilerlemesi ve hareketlerde yavaşlama görülmesinden kaynaklanmaktadır. Ödem hem size zara verir hem de bebeğinize. Bu yüzden daha rahat hareket etmek için sağlıklı beslenin spor yapın.

Kaynak: gebelik.org


Gebelikte doktor muayeneleri neden gereklidir?

Gebelik

Gebelik başladığı andan itibaren anne adayında bir takım değişiklikler gelişir. Bunların başında duygusallaşma, fizyoloji değişimler, tiksinmeler, aşermeler ve değişik durumlar genel olarak anne adayının bütün ruhuna aşılanır. Bu oldukça doğal bir değişimdir. Zaten bu değişimlerin olmaması abes kaçar. Her anne adayı yeni bir hayata merhaba diyebilmek için onları zor ve sıkıntılı günler bekler. Bu durumu 9 ay boyunca yaşamak zorunda kalırlar. Hatta doğum sonrası gerginlikler ve değişil hal durumları ortaya çıkabilmektedir. Bunun için anne adayı bu konuda sabırlı olması gerekir. Zamanla bu zor günler ona mutlu, çocuklu bir hayat olarak geri dönecektir. Gebelikte doktor muayenelerin önemi oldukça büyüktür. Anne ve bebeği bu süreçte doktor tarafından takip altına alınır. Doktor anne adayının durumu hakkında anne ve baba adayını bu konuda çeşitli bilgiler verir. Doktorun verdiği bilgiler doğrultusunda gebe kadın kurallı bir şekilde bu süreyi atlatır. Fakat her anne adayı için bu olumlu sonuçlar söz konusu olmayabilir. Şimdi sizlere gebelikte doktor muayeneleri neden gereklidir hakkında detaylı bilgiler vereceğiz. Bakalım bir anne adayı nasıl ve hangi durumlarda doktor kontrolü altında muayene olması gerekir hep beraber ayrıntılı bir şekilde öğrenelim.

Gebelikte Neden Doktora Gitmeliyiz?

Kadın gebe kaldığı andan itibaren içinde oluşan bebeğin büyümesi ve gelişmesi sürecinde anne adayında bir takım değişikliklere neden olur. Bunlar bazen sıkıntılı durumlar, ağrılar olabilir. Bebeğin gelişimi hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için kontrollü bir şekilde doktor muayenelerine giderler. Doktor gerekli takibi başlatmak için anne adayına yapması gerekenleri bildirir. Gerekli test ve raporları yaptırmak için teminat verir. Anne adayı verilen teminatları doğru bir şekilde yapar ve rapor sonuçlarını doktordan ister. Doktor her türlü rapor ve sonuçlara bakarak olumlu ya da olumsuz bir şekilde anne adayına açıklar. Bu durumda her türlü risk faktörü söz konusu olabilir. Anne adayı bu konuda her şeye hazırlıklı olması gerekir. Doktor tarafından yapılan testlerin ve muayenelerin önemi oldukça büyüktür. Bu şekilde anne adayı ne yiyip yememesi hakkında bilgilere sahip olur. Ultrason ile bebeğin her ay düzenli bir şekilde gelişimini, kilosunu izler. Bu anne adayını oldukça duygulandırır. Bu süreç doğum zamanına kadar böylece devam eder. Bebek ve anne adayı doktor tarafından kontrol altında tutularak sağlıklı bir doğum süreci böylece gelişmiş olur.

Kaynak: gebelik.org


Erkek bebeklerin giysileri niçin mavidir?

Erkek Bebek

Yüzyıllarca önce insanlarda şeytani güçlerin, bebeklerin veya küçük çocukların odalarında dolaştıklarına, onların vücutlarına girmek için fırsat kolladıklarına ilişkin ortak bir inanç vardı. Ayrıca bu şeytani güçlerin, mavi renk tarafından kovulduğuna da inanılıyordu. Çünkü mavi göklerin rengi idi. Hatta bugün bile hala Ortadoğu’da şeytanı kovmak için, bazı evlerin kapıları maviye boyanmaktadır.

O zamanlarda, sülalenin devamı için, erkek bebeklerin önemi daha fazla olduğu için, şeytan korkar da gider diye, erkek bebeklerin ve küçük erkek çocukların giysilerinin mavi olması adet haline geldi ve yüzyıllar boyunca devam etti. Çok sonraları kız bebekler de “erkek bebekler kadar önem kazanınca”, onların giysilerine de bir renk verilmesi ihtiyacı doğdu ve de çiçeklerin en güzeli olan gülün rengi, yani pembe renk verildi.