Kusmakla oruç bozulur mu?

Kendiliğinden kusmakla oruç bozulmaz. Lakin bireyin kendi arzusu ve müdahalesi ile meydana gelen kusma, “ağız dolusu” olması halinde orucu bozar.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr

Diş fırçalamak orucu bozar mı?

Diş fırçalamakla oruç bozulmaz. Bununla beraber, diş macununun yada suyun boğaza kaçması halinde oruç bozulur ve kazası gerekir. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan evvel ve iftardan sonra fırçalanması daha uygun olur.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr

Unutarak yemek içmek orucu bozar mı?

Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Peygamber Efendimiz, “Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir” buyurmuştur (Buhari, “Savm”, 26). Unutarak yiyen içen şahıs, oruçlu olduğunu hatırlarsa derhal ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. Oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra yeme içmeye devam eden bireyin orucu bozulur.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr

Sahurda ezan bitene kadar yemek yenilebilir mi?

İmsak vakti ezan ile değil, şafak yerinin ağarması ile başlar. Bu sebeple ezan okunsun-okunmasın imsak vaktinin başlaması ile yeme içmeye son vermek gerekir. Ezanın imsak vaktinden evvela okunması, ezanla birlikte oruca başlamayı mecbur kılmadığı gibi, ezanın geç okunması halinde de imsak vaktinin girmesinden sonra yiyip içmek mübah olmamaktadır.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr

Oruç fidyesi ne demektir?

Fidye, bazı ibadetlerin eda edilmemesi veya edası esnasında bir takım kusurların işlenmesi halinde ödenen dînî-malî yükümlülüktür. İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusudur. İhtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık nedeniyle oruç tutamayan ve daha sonra da kaza etmesi imkânsız olan kimse, oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder. Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya kuvvet yetiremeyenler, bir yoksul doyumu kadar fidye öder.” (Bakara, 2/184) buyrulmaktadır. Bir fidye miktarı, bir sadaka-i fıtır miktarıdır. Sadaka-i fıtır ise bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek yada bunun para olarak karşılığıdır.

Fidye vermek mecburiyetinde olan lakin buna maddi imkânı el vermeyen kimse Allah’tan bağış diler. Günler uzun olduğu için oruç tutamayan hasta yada yaşlılar, kısa günlerde oruç tutabilirlerse tutamadıkları orucu kısa günlerde kaza etmeleri gerekir. Bu durumda olan kimselerin vermiş oldukları fidyeler sadaka sayılır. Oruç fidyeleri, Ramazan ayının sonunda toptan verilebileceği gibi, Ramazan ayı içinde gündelik olarak yada Ramazan ayı başında da verilebilir.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr

Hangi hallerde ramazan ayında oruç tutulmayabilir?

İslam dini, insanları, güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan hallerde kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Aşağıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü olmayıp daha sonra kaza etmelerine yahut yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:

Yolculuk:

Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat {olarak|şekilde} kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. içinizden hasta olan yada yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Şayet bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyrulmaktadır. (Bakara, 2/183-184)

Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüz yolculuğa çıkmak mecburiyetinde olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur. (Buhari, “Savm”, 34; Müslim, “Sıyam”, 15). Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.

Hastalık:

Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından yada uzamasından kaygı edilen kimse ile rahatsızlığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan insanların Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen ayet buna işaret etmektedir. Uzman bir doktor tarafından oruç tutması halinde hasta olabileceği bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

Hamilelik ve çocuk emzirme:

Oruç tutmaları kendilerine yada çocuklarına zarar vermesi halinde, gebe kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği hallerde oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir. (Nesâî, “Sıyam”, 50-51).

Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak:

Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden çekinen kimse, orucunu tutmayabilir. Bu halde olanlar, izinli bulunduğu günler yahut müsait zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler.

Bir zorunluluk olarak, ağır işlerde çalışmak mecburiyetinde olan bireyler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını müsait bir zamanda kaza ederler.

Yaşlılık:

Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca kuvvet yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme ümidi olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr

Oruca niyet nasıl yapılır?

Niyet, ibadetlerin kabulünün ön şartıdır. Niyetsiz yapılan amel ibadet kıymeti kazanmaz.

Niyetin asıl gerçekleştiği yer kalptir. Bu da yapılacak ibadete başlama esnasında o ibadetin farkında olmakla gerçekleşir. Niyetin dil ile söylenmesi, kalben yapılan niyetin dışa vurulmasından ibaret olup, menduptur. Buna göre her ibadette bulunduğu gibi oruçta da kalben niyet etmek yeterli olacaktır.

Oruç için niyetin vakti, akşam namazı vaktinin girmesiyle beraber başlar. Oruç için sahura kalkılması fiili bir niyettir. Şahıs sahura kalkmamış olsa dahi sabah bu şuur içinde ise niyetli sayılır.

Ramazan orucu ile günü belirlenmiş adak orucu ve nafile oruçlarda niyet etme zamanı, öğle namazına yaklaşık bir saat kalana kadar devam eder. Bunların dışındaki, kefaret, kaza, günü belirlenmemiş adak oruçlarında ise “imsak”tan evvela niyet edilmesi gerekir.

Kaynak: gaziosmanpasamuftulugu.gov.tr