Öğrencilerin öğretime katılması nasıl olur?

Öğrencinin öğretime katılımı iki türlü olabilir: Zihinsel katılım ve eylemsel katılım. Derste işlenen konu öğrenci için anlamlı ise, öğrenci dersi dikkatle dinler, kendini zihinsel olarak işlenen konunun içine katar. Zihinsel katılımı eylemsel katılım izler. Eylemsel katılımda, kendini derse veren öğrenci, anlatılan, tartışılan konuda sorular sorar, karmaşık durumlara kendine özgü yaklaşımla yaklaşabilir, kendi örneklerini üretebilir. Buna göre, öğretmenin öncelikle öğrencileri öğretim etkinliğine katılmaları için onları hazır duruma getirmesi gereklidir. Bu amaçla öğretmen, ders işleme biçimi, kullandığı öğretim yöntemleri, verdiği örnekler ve derse başlama biçimi ile öğrencilerin ilgi ve dikkatlerini toplayarak öğretim etkinliği üzerinde odaklayabilmelidir. Öğretmen ancak bu yolla öğretimde son aşama olan öğrencilerin özgün ve üretken düşüncelerini ortaya koymalarını sağlayabilir.
Kaynak: Prof. Dr. Mahmut Tandoğan, “Ünite-2: Öğretmen ve Teknoloji”, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 1021, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 564, ISBN 975-492-770-7, 1998.

Öğretme ve öğrenme nedir?

Öğrencilere öğrenmenin yolları öğretilmelidir. Bunun için de öğrencilerin bireysel farklılıkları göz önüne alınmalı, öğretim ortamları buna göre düzenlenmelidir. Öğrenmede öğrencinin etkin olacağı ortamlar oluşturulmalıdır. Öğretmen ise, bilgi aktaran değil, öğrenciyi yönlendiren olmalıdır. Öğretmen öğrencilerini araştırmaya yöneltmelidir. Öğrenme için hazırlanan ortamlar, konuların aktarıldığı değil, öğrenmenin esnek olduğu, öğrencinin bilgiye kolayca ulaşabileceği ortamlar olmalıdır. Eğitim kurumlarının amaçları gözden geçirilmeli, eğitim programları daha esnek duruma getirilmelidir.
Kaynak: Doç. Dr. Buket AKKOYUNLU, Editör: Doç. Dr. Bekir Özer, “Eğitimde Teknolojik Gelişmeler”, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 1021, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 564, ISBN 975-492-770-7, 1998.

Öğrenme yaklaşımları arasındaki farklılıklar nelerdir?

Öğrenme halkası yaklaşımında öğrenme, “yaşa dayalı bir süreç” olarak görülür­ken, bütünleştirici öğrenme yaklaşımında,“bireyin önceki yaşantıları sonucu edin­diği bilgi ve deneyimlerine dayalı bir süreç” olarak görülmektedir. Öte yandan, öğ­retimi öğrencilerin düzeyine uygun olarak gerçekleştirme söz konusu olduğunda, bütünleştirici öğrenmenin, öğrenme halkası yaklaşımına kıyasla öğretmene daha fazla esneklik tanıdığı ileri sürülmektedir.
Kaynak: Doç. Dr. Alipaşa AYAS, Editör: Prof. Dr. Şefik YAŞAR, “Fen Bilgisi Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar”, Fen Bilgisi Öğretmenliği, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 1061, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 585, ISBN 975 – 492 – 817 – 7, 1998.