Sosyal Politika Türleri nedir?

Farklı ilkelere, varsayımlara, gerekçelere ve dünya görüşüne göre belirlenen sosyal politikalar. Sosyal Siyaset Türlerinin Tasnifi: 1.) Sebebe Bağlı Sosyal Siyaset: Sebebe bağlı ilkeye göre sosyal politikalarını ve sosyal güvenlik sistemini oluşturan sosyal siyaset. Buna göre, sosyal sorunlara çözüm, bunların ortaya çıkması durumunda getirilir. Sosyal sorunlara bir reaksiyon mahiyetinde çözüm arayan bir sosyal politika anlayışıdır. Sosyal politikaların hayata geçirilmesi için, makul bir sosyal sebebin-kriterin bulunması zaruridir. Sosyal gelirin ödenmesi için bir sebebin bulunması şarttır. Mesela, fakirlik, muhtaçlık, hastalık, iş kazası. 2.) Neticeye Bağlı Sosyal Siyaset: Neticeye bağlı ilkeye göre harekete geçen sosyal siyaset. Buna göre, sosyal politikaların hayata geçirilmesi için, sadece sebebine bakılmamaktadır. Burada sebebin (Örn. iş kazası), netice olarak meydana getirdiği maddi-manevi zarara (kısmi-tam-sürekli-süreksiz iş göremezlik hali) bakılarak, zararın boyutuna göre kişiye sosyal gelir bağlanmaktadır. 3.) Koruyucu Sosyal Siyaset: Muhtemel sosyal sorunların gün ışığına çıkmasına fırsat vermeden önleyici tedbir mahiyetinde uygulanan sosyal politikalar. Örn.: a) Muhtemel hastalıklara karşılık koruyucu sağlık hizmetleri. b) Muhtemel işsizliğe karşı aktif istihdam politikaları. c) Muhtemel sosyal çatışmaları önlemek ve sosyal adaleti tesis etmek için, adil gelir dağılımı politikaları. 4.) Manevi-Fıtri Sosyal Siyaset: Toplumda yer alan her sosyal kesimin sosyal sorunların çözümünde, bio-psiko-sosyal ve manevi bir varlık olan insanların ontolojik altyapısının, yani fıtrat, ruh, tabiat ve biyoritm gibi temel hususiyetlerin, dikkate alınarak çözüme kavuşturulması.
Kaynak:  Prof. Dr. Ali Seyyar’ın katkılarıyla hazırlanmış ve Sosyalsiyaset Web Sitesinde yayımlanan “Özürlülük Terimleri Sözlüğü”nden derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 05/05/2010).

 


Füze kalkanı gerçekten bir NATO projesi midir?

Bir gecede ABD’nin Füze Kalkanı Projesi ABD’nin projesi olmaktan çıktı. “NATO Projesi” oldu. Derken, ABD güdümündeki NATO karargâhı, NATO ülkelerinin ortak yararı için Füze Kalkanı Sistemi ile Radar İzleme tesislerinin Türkiye’de kurulmasının uygun olduğu konusunda “fetva” verdi. Neden Türkiye? Çünkü hedef İran ve İran’a yakın ülke Türkiye. Rusya, “Mademki hedef İran, Azerbaycan sınırındaki askeri üsleri kullanın” dedi. Ama ABD bu öneriyi benimsemedi. Hedef neden İran? ABD için petrol üreticisi ülkelerin ve İsrail’in güvenliği çok önemli. Bölgede bu ülkeleri rahatsız edebilecek tek ülke İran. İran’ı önce korkutmak, korkmayıp da yaramazlık yapmaya kalkarsa cezalandırmak gerekiyor. Füze Kalkanı’nın Türkiye’de konuşlandırılması Türkiye’ye ne getirir, ne götürür? Herhalde bir şey getirmez de çok şey götürür ama, bunlar kamuoyunda (maalesef) tartışılmıyor.
Kaynak: Güngör Uras’ın 20 Kasım 2010’da Milliyet gazetesinde yayımlanan “Bu kurban başka kurban” yazısından derlenmiştir.

 


Füze kalkanı için neden Türkiye seçildi?

Çünkü hedef İran ve İran’a yakın ülke Türkiye. Rusya, “Mademki hedef İran, Azerbaycan sınırındaki askeri üsleri kullanın” dedi. Ama ABD bu öneriyi benimsemedi. Hedef neden İran? ABD için petrol üreticisi ülkelerin ve İsrail’in güvenliği çok önemli. Bölgede bu ülkeleri rahatsız edebilecek tek ülke İran. İran’ı önce korkutmak, korkmayıp da yaramazlık yapmaya kalkarsa cezalandırmak gerekiyor. Füze Kalkanı’nın Türkiye’de konuşlandırılması Türkiye’ye ne getirir, ne götürür? Herhalde bir şey getirmez de çok şey götürür ama bunlar kamuoyunda (maalesef) tartışılmıyor.
Kaynak: Güngör Uras’ın 20 Kasım 2010’da Milliyet gazetesinde yayımlanan “Bu kurban başka kurban” yazısından derlenmiştir.

 


Füze Kalkanı Projesi ilk ne zaman gündeme geldi?

Füze Kalkanı Projesi, Ronald Reagen döneminde hazırlanan ABD’nin “Milli Füze Savunma Programı” ile gündeme gelen bir konudur. Bu programın bir parçası olan “Stratejik Savunma Girişimi (SDI) Projesi’nin (Halk adıyla “Yıldız Savaşları Projesi”nin) içinde yer almaktadır. ABD yönetimleri 1990’ların başından bu yana, “milli bir proje olarak” “Savunma Füze Kalkanı” (MDS) kurma çabası içindedir.
Kaynak: Güngör Uras’ın 20 Kasım 2010’da Milliyet gazetesinde yayımlanan “Bu kurban başka kurban” yazısından derlenmiştir.

 


Füze kalkanından ne anlamamız gerekir?

Hatırlayınız iki yıl önce Füze İzleme Sistemi’nin Çekoslovakya’da, Füze Avlama Sistemi’nin (Füze Kalkanı’nın) Polonya’da kurulması gündeme geldiğinde bu iki ülkede gençler ve halk sokaklara dökülmüştü. Füze Kalkanı Projesi, Ronald Reagen döneminde hazırlanan ABD’nin “Milli Füze Savunma Programı” ile gündeme gelen bir konudur. Bu programın bir parçası olan “Stratejik Savunma Girişimi (SDI) Projesi’nin (Halk adıyla “Yıldız Savaşları Projesi”nin) içinde yer almaktadır. ABD yönetimleri 1990’ların başından bu yana, “milli bir proje olarak” “Savunma Füze Kalkanı” (MDS) kurma çabası içindedir.
Özgün Duruş’ta yazan Nevzat Çiçek’in anlatımından özetleyeyim: “Füze Kalkanı projesinin gerçek amacı, dünyanın herhangi bir bölgesinden Yıldız Savaşları Projesi’nden ABD’ye, İngiltere’ye, İsrail’e veya bu üç ülkenin çıkarlarına yönelik füze saldırılarının hedefine ulaşmadan tespiti ve havada imha edilmesidir.” Yıldız Savaşları Projesi’nde (SDI) füzelerin uzaydaki kontrol merkezlerinden izlenmesi ve yok edilmesi öngörülüyordu. Füze Kalkanı Projesi’nde (MDS) izlemenin ve imha işleminin karada konuşlanacak merkezden yapılması söz konusudur. İşte bu nedenle ABD yönetimleri uzun süredir, Avrupa’da bu sistemin kurulacağı merkez için yer aramaktadır. 2008 yılında Füze Kalkanı ve Radar Üssü kurulması için ABD ile Polonya ve Çekoslovakya arasında imzalar atıldı. Fakat Rusya Füze Kalkanı ile radar üstlerinin bu ülkelere yerleştirilmesine karşı geldiğinden ABD geri adım atmak zorunda kaldı. 2009 yılında Başkan Obama Rusya ziyaretinde Füze Kalkanı ile radar üssünün Polonya ve Çekoslovakya’da kurulmasından vazgeçtiklerini açıkladı. Bu arada ABD yönetimi taktik değiştirdi. Füze Kalkanı “Rusya’ya karşı değil… Atom bombası yapacak olan İran’a karşı” diyerek Rusya’yı da yanına aldı.
Ve de bir gecede ABD’nin Füze Kalkanı Projesi ABD’nin projesi olmaktan çıktı. “NATO Projesi” oldu. Derken, ABD güdümündeki NATO karargâhı, NATO ülkelerinin ortak yararı için Füze Kalkanı Sistemi ile Radar İzleme tesislerinin Türkiye’de kurulmasının uygun olduğu konusunda “fetva” verdi. Neden Türkiye? Çünkü hedef İran ve İran’a yakın ülke Türkiye. Rusya, “Mademki hedef İran, Azerbaycan sınırındaki askeri üsleri kullanın” dedi. Ama ABD bu öneriyi benimsemedi. Hedef neden İran? ABD için petrol üreticisi ülkelerin ve İsrail’in güvenliği çok önemli. Bölgede bu ülkeleri rahatsız edebilecek tek ülke İran. İran’ı önce korkutmak, korkmayıp da yaramazlık yapmaya kalkarsa cezalandırmak gerekiyor. Füze Kalkanı’nın Türkiye’de konuşlandırılması Türkiye’ye ne getirir, ne götürür? Herhalde bir şey getirmez de çok şey götürür ama bunlar kamuoyunda (maalesef) tartışılmıyor.
Belki de biz kamuoyunun bilgisi dışında olupbittilere şerbetlendik. Hatırlayınız: ABD’in 1961 yılında Türkiye’ye Jüpiter füzeleri yerleştirdiğini, Küba Krizi çıktığında Khrushev’in Kennedy’e gönderdiği mektup nedeniyle haberimiz oldu. Mektubunda Khruchev, ABD’nin Türkiye’deki füzeleri sökmesi halinde SSCB’nin de Küba’dakileri sökeceğini, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı göstereceğini, içişlerine karışmayacağını ve işgal etmeyeceğini yazıyor, Küba’daki füzelerin sökülmesinin karşılığı olarak ABD’nin de aynı güvenceleri Küba için vermesini istiyordu.  Daha sonra İncirlik Üssü devreye girdi. İncirlik’in hangi amaçla kullanıldığını, hangi silahların bulunduğunu, Türkiye’de nerelerde kaç adet atom başlıklı füze olduğunu bilmiyoruz. “Biz sevdiklerimizin isteklerini kırmayız… Kurbanın olam… Emret…” deriz… Şimdi NATO’cuları mı kıracağız?.. Buyursunlar… “Kurbanları olalım… Füze Kalkanı’nı istedikleri yere kursunlar.”
Kaynak: Güngör Uras’ın 20 Kasım 2010’da Milliyet gazetesinde yayımlanan “Bu kurban başka kurban” yazısından derlenmiştir.

 


Daha önce füze kalkanı kurulmaya çalışılırken karşı çıkan ülke oldu mu?

Hatırlayınız iki yıl önce Füze İzleme Sistemi’nin Çekoslovakya’da, Füze Avlama Sistemi’nin (Füze Kalkanı’nın) Polonya’da kurulması gündeme geldiğinde bu iki ülkede gençler ve halk sokaklara dökülmüştü.
2008 yılında Füze Kalkanı ve Radar Üssü kurulması için ABD ile Polonya ve Çekoslovakya arasında imzalar atıldı. Fakat Rusya Füze Kalkanı ile radar üstlerinin bu ülkelere yerleştirilmesine karşı geldiğinden ABD geri adım atmak zorunda kaldı. 2009 yılında Başkan Obama Rusya ziyaretinde Füze Kalkanı ile radar üssünün Polonya ve Çekoslovakya’da kurulmasından vazgeçtiklerini açıkladı.
Kaynak: Güngör Uras’ın 20 Kasım 2010’da Milliyet gazetesinde yayımlanan “Bu kurban başka kurban” yazısından derlenmiştir.

 


İl Müdürlerinin görevleri

Bakanlıklar, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve halka hizmet sunabilmek için il’de gerekli örgütleri kurarlar. Bunlara, bakanlıkların “il kuruluşları”; başındaki yöneticilere de “il müdürleri” denilir. İl müdürleri, valinin emri altındadır.
Kaynak: Şener GÖNÜLAÇAR (MEB İç Denetim Birimi Başkanı), 09-20 Şubat 2009 Tarihleri Arasında Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığınca Planlanan Merkezi ve Mahalli Görevde Yükselme Eğitimi “Devlet Teşkilatı ile İlgili Mevzuat” Ders Notları, Ankara, 2009.


Üniter ve federatif devlet nedir?

Üniter Devlet: Siyasi otoritenin tek merkezde toplandığı, merkezi otoritenin tek bir anayasa ile sağlandığı devlettir. Yasama organının yaptığı kanunlar bütün ülkede uygulanır.

Federatif Devlet: Ortak bir anayasa altında birleşen devletlerin oluşturduğu devlet biçimidir. Bu tip devletlerde ayrıca her federasyonun kendi anayasası, yürütme ve yargı organları vardır (Örn: Almanya ve ABD).

Kaynak: Şener GÖNÜLAÇAR (MEB İç Denetim Birimi Başkanı), 09-20 Şubat 2009 Tarihleri Arasında Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığınca Planlanan Merkezi ve Mahalli Görevde Yükselme Eğitimi “Devlet Teşkilatı ile İlgili Mevzuat” Ders Notları, Ankara, 2009.


Oturum Nedir?

Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı toplantı, celse.