Doğru akım kaynakları

Kapalı bir elektrik devresinde elektrik akımının yönü ve şiddeti zamanla değişmiyor ise bu akıma doğru akım denir. Kapalı bir elektrik devresinde doğru akım sağlayan kaynaklara doğru akım kaynakları denir. Günümüzde kullanılan en yaygın doğru akım kaynakları piller, akümülatörler, dinamolar vb.dir.
Kaynak: Milli Eğitim Web Sitesinde Yer Alan “Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Fizik 5 (Hazırlayan: Fazlı Erol – Süleyman Kırmızıoğlu)” Ders Notlarından Derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 01/02/2010).

Füzyon (Kaynaşma)

Radyoaktif elementlerin sebep olabileceği diğer önemli bir reaksiyon ise füzyondur. Füzyon, iki çekirdeğin kaynaşarak bir çekirdek oluşturması olayıdır. Hidrojen gibi hafif bir element füzyona uğrayabilir. Nükleer füzyon, nükleer fisyonun karşıtı bir olaydır. Küçük kütleli elementler, büyük kütleli elementler teşkil etmek üzere birleşebilirler. Hidrojen ve bunun izotopları, nükleer füzyon için hammadde olabilirler. Döteryum bir hidrojen izotopu olup çekirdeğinde bir proton ve bir nötron vardır. Tirityum ise hidrojenin bir izotopudur ancak çekirdeğinde bir proton iki tanede nötron vardır. Tirityum pahalı ve az bulunur. Ancak, döteryum tedariki hemen hemen kısıtsızdır. Döteryum doğal olarak suda bulunur ve elektroliz ile sudan ayrılabilir.
Nükleer füzyonun oluşabilmesi için 100 milyon derecelik bir sıcaklığa yaklaşılmalıdır. Nükleer füzyona termonükleer bir reaksiyon adı verilir. Termo sıcaklık anlamına gelir. Termonükleer reaksiyonların bu dev sıcaklık derecelerinde atomlar artık mevcut olamazlar. Atomlar elektronlarını kaybederler ve plazma haline dönüşürler. Plazma, maddenin dördüncü halidir. Bu hal, çekirdekler ve serbest elektronlardan oluşur. Çekirdekler aralarında var olan itme kuvvetlerini yenecek derecede enerjiye sahiptirler.
Füzyon için gerekli sıcaklık şartları, güneşte ve yıldızlarda mevcuttur. Güneşin iç sıcaklığı 20 milyon °C civarındadır. Güneşte füzyon olayı bir seri karmaşık nükleer değişmelerle meydana gelir. Örneğin, dört hidrojen çekirdeği kaynaşarak bir helyum çekirdeğini oluşturur. Güneş devamlı suretle hidrojen yakarak onu helyuma dönüştürür. Füzyon (kaynaşma) esnasında oldukça büyük miktarda enerji açığa çıkar. Enerjinin ortaya çıkışı maddenin enerjiye dönüşmesi sonucudur. Oluşan helyum çekirdeği, onu meydana getiren dört hidrojen çekirdeğinden kütlece yüzde bir kadar daha azdır. Bu yüzde birlik kütle enerjiye dönüşür.
Nükleer füzyonun radyasyon enerjisi ve ışığı, güneşten yeryüzüne 150 milyon km’lik yol kat eder. Ancak, yeryüzüne erişen toplam enerji, güneşin uzaya yaydığı toplam enerjinin ancak bir ya da iki milyarda biridir.
Kaynak: Prof. M. Selami Kılıçkaya, Editör: Yrd. Doç. Dr. Ali Cemalcılar, “Temel Fizik”, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 674, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 331, ISBN 975 – 492 – 348 – 5, 1996.

Katıların iletkenliği

Katı iletkenlerdeki atomların en dış yörüngelerinde genellikle birkaç elektron bulunur. Bu elektronlar değerlik elektronları olarak adlandırılmış olup atomdan çok kolay ayrılabildikleri gibi komşu atomlara da kolayca geçebilirler. Elektronlar atomlar arasında maddenin sıcaklığına bağlı olarak sürekli hareket ederler. Elektriksel kuvvet etkisi ile de bir enerji kazanan bu serbest elektronlar pozitif yüklerin engellemesi nedeniyle doğrusal yörünge ile hareket edemezler. Dolayısıyla da elektronların hareketine iletken maddenin gösterdiği direnç farklı farklı olur. Bu da bize katı maddelerin iletkenliklerinin farklı olduğunu gösterir.
Metallerin iletkenliği elektronların hareketine bağlıdır. Bir metalde ne kadar çok serbest elektron bulunursa o metal o derecede iyi iletkendir. Örneğin; altın, gümüş, bakır, alüminyum gibi metaller diğer metallere göre daha çok serbest elektron bulun­durduğundan iyi iletkendir. Katı maddelerde iletkenlik ayrıca maddenin cinsine, boyuna ve kesitine bağlı olarak değişir.
Kaynak: Milli Eğitim Web Sitesinde Yer Alan “Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Fizik 5 (Hazırlayan: Fazlı Erol – Süleyman Kırmızıoğlu)” Ders Notlarından Derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 01/02/2010).

Bozunma nedir?

Bazı atomlar çekirdeklerinden görünmez radyasyon (ışıma) yayarlar. Bu atomlar radyoaktiftirler. Radyasyon yayıldıkça, element farklı bir element haline dönüşür. Yeni bir element oluşunca, bozunma meydana gelir. Bozunma, bir atomun çekirdeğinin nükleer parçacıklar kaybetmesi demektir.
Kaynak: Prof. M. Selami Kılıçkaya, Editör: Yrd. Doç. Dr. Ali Cemalcılar, “Temel Fizik”, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 674, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 331, ISBN 975 – 492 – 348 – 5, 1996.

SAR (Specific Absorption Rate) nedir?

Özgül Soğurma Hızı SAR (Specific Absorption Rate), elektromanyetik enerjinin vücut dokuları tarafından soğurulma hızıdır. Birimi W/kg’dır. Bugüne dek yapılan araştırmalar insan vücudunun bir derecelik sıcaklık artışını düzenleyemediğini ve sorunlar yarattığını göstermektedir. İnsan vücudunda bir derece sıcaklık artışı için bir kilogram doku başına 4W güç soğurulması gerekmektedir. İnsanların genel yaşam alanlarında bu değerin 50’de biri olan 0,08 W/kg SAR sınır değeri olarak kabul edilmiştir.
Özgül soğurma hızının doğrudan ölçülmesi hemen hemen olanaksızdır. Bundan dolayı, sınır değerlerin belirlenmesinde kolay ölçülebilen ve/veya gözlemlenebilen parametreler kullanılmaktadır. Bu parametreler, elektrik alan şiddeti, manyetik alan şiddeti ve güç yoğunluğudur.
Kaynak: Elektromanyetik Dalgalar ve İnsan Sağlığı Sıkça Sorulan Sorular ve Yanıtları, TÜBİTAK-BİLTEN, 2001.

Plazma hali nedir?

Maddenin dördüncü hali olan plazma sadece yüksek sıcaklıklarda meydana gelir. Güneşin yüzeyi plazma halindedir. Plazma, bir gazın sahip olduğu özelliklerin bazılarına sahiptir. Ancak, bir gazdan farklı olarak plazma elektrik yüklüdür. Bilim adamları maddenin bu hali üzerinde hala çalışmaktadırlar. Sadece plazma halinde bulunan nükleer reaksiyonlar vardır.
Bu reaksiyonlar önemli bir enerji kaynağı olabilir. Bu enerji elektrik enerjisine dönüştürülebilir.
Kaynak: Prof. M. Selami Kılıçkaya, Editör: Yrd. Doç. Dr. Ali Cemalcılar, “Temel Fizik”, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 674, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 331, ISBN 975 – 492 – 348 – 5, 1996.

De Broglie Varsayımı

Kuantum kuramının gelişmesinde 1924 yılında Fransız fizikçi L. de Broglie tarafın­dan ortaya atılan varsayımın da çok büyük önemi vardır. Bu varsayıma göre mo­mentumu p olan bir parçacığın dalga boyu;
λ = h/p
ile verilen bir dalga eşlik eder. Varsayım bu ifadesiyle parçacık mekaniğinden dalga mekaniğine geçişi oluşturduğundan oldukça önemlidir. Bu varsayım klasik fizikte­ki elektromagnetik dalgalar ve mekanik dalgaların dışında, fiziğe üçüncü bir dalga türü kavramını sokmaktadır. Bu yeni dalga türü Schrödinger dalgası, madde dalga­sı gibi adlarla anılır. Bu dalgaların klasik fiziktekilerden farkı, bir olasılık dalgası ol­masıdır. Yani bu dalgalar parçacığın belirli bir “t” anında “x” konumunda bulun­ma olasılığını verir.
Kaynak: Doç. Dr. Mustafa Şenyel Yrd. Doç. Dr. A. Şenol Aybek, “Kuantum Fiziği”, Fen Bilgisi Öğretmenliği, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 1060, Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 586, , 1998.

Aynı yönlü kuvvetlerin bileşkesi

Bir cisme aynı yön ve aynı doğru boyunca etkiyen iki ve daha fazla kuvvetin birleşmesi ile bu kuvvetlerin bileşke kuvveti ortaya çıkar. Bileşkenin şiddeti, kuvvetlerin toplam şiddetine eşittir.
Şekildeki M kütlesine etkiyen F1 ve F2 kuvvetlerinin toplamı, bileşke kuvveti verir.
FB = F1 + F2
Örneğin, M kütlesine 15 Newton ve 25 Newtonluk iki kuvvet aynı yönde etkilediğinde bileşke kuvvet;
FB = F1 + F2 ise FB = 15 + 25 = 40 Newton olur.
Kaynak: Araştırma Görevlisi Süleyman Yaman’ın Gazi Üniversitesi Web Sitesindeki yazılarından derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 08/03/2010).

Suyun elektrolizi

Suyun elektrolizinde anotta oksijen, katotta da hidrojen gazı toplanır. Katotta toplanan gaz miktarı anotta toplanan gaz miktarının daima iki katıdır.
Kaynak: Milli Eğitim Web Sitesinde Yer Alan “Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Fizik 5 (Hazırlayan: Fazlı Erol – Süleyman Kırmızıoğlu)” Ders Notlarından Derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 01/02/2010).

Deprem dalgaları

Yapılan araştırmalara göre ışık dalgaların enine dalgalar, ses dalgalarının ise boyuna dalgalar olduğu tespit edilmiştir. Deprem dalgaları ise hem enine hem de boyuna dalgalardır.
Kaynak: Milli Eğitim Web Sitesinde Yer Alan “Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Fizik 7 (Hazırlayan: Ayhan Albay)” Ders Notlarından Derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 01/02/2010).