5 sıra numaralı Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliğinin (Tebliğ) 2.2.11 nolu bölümünde belirtilen limitlerin altında kalan müşteriler bakımından elektronik para kapsamında ihraç edilen kartlar arasında para transferi yapılması uygun mudur?

5 sıra numaralı Tebliğin “Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşlarına İlişkin İşlemler” başlıklı 2.2.11 maddesinde; yükümlülerin elektronik paranın teminine yönelik işlemlerde,

– Aynı yıl içinde nakit çekim tutarı üçyüz TL’yi,

– Yeniden yükleme imkanı bulunmaması halinde, elektronik olarak saklanan fon tutarı yediyüzelli TL’yi,

– Yeniden yükleme yapılabilen ve toplam yükleme tutarı bir ay içinde yediyüzelli TL’yi ve her halükarda bakiyesi yediyüzelli TL’yi,

aşmayan ve sadece mal ve hizmet alımında kullanım amaçlı elektronik para ihracında ve ödeme hizmetlerinde kimlik tespiti yapmayabilecekleri belirtilmiştir.

Söz konusu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere elektronik para teminine yönelik işlemlere ilişkin sınırlar münhasıran mal ve hizmet alımında kullanım amaçlı elektronik para ihracı için öngörülmüş olup, mal ve hizmet alımı dışında yazınızda da belirtildiği üzere müşteriler arasında para transferi ve/veya para transferi ile aktarılan tutarların nakit çekimi gibi işlemlerin gerçekleştirilmesi durumunda kimlik tespitine yönelik basitleştirilmiş tedbirlerden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır

Kaynak: masak.gov.tr

6415 Sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Üçüncü Bölümünde Yer Alan Malvarlığının Dondurulmasına İlişkin Açıklamalar

A- Haciz bildirimlerine ilişkin olarak

6415 sayılı Kanunun “Dondurulan malvarlığının yönetimi” başlıklı 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Dondurulan malvarlığından ödenmesi gereken vergi, resim, harç, kira, sosyal güvenlik primi gibi kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlara yapılacak her türlü zorunlu ödemeler, izin almaksızın gerçekleştirilebilir. Ancak Başkanlık gerek görmesi halinde bu işlemleri de izne tabi tutabilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu kapsamda 21/06/2014 tarihli ve 29037 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No:12)’nin Dondurulan Malvarlıklarından Yapılacak Zorunlu Ödemeler başlıklı 3.3. Bölümünde kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlara yapılacak söz konusu ödemeler Başkanlık izniyle yapılabilecek işlemler arasına alınmıştır.

Bu itibarla, 6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi gereğince örneğin Gelir İdaresi Başkanlığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu veya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan haciz bildirimlerinde Başkanlığın kararı doğrultusunda hareket edilmesinin gerekli olduğu, belirtilen kurumlara ödeme yapılmasına ilişkin Başkanlıkça verilen bir iznin bulunmaması halinde söz konusu haciz kararının dondurulan malvarlığı üzerinde bekletilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

B-Yurt dışı şube şubelerinizde bulunan fonlara ilişkin olarak

Bakanlar Kurulunca, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun 5 inci ve 6 ncı maddesi kapsamında ilgili kişilerin Türkiye’de bulunan malvarlıklarının dondurulması, 7 nci maddesi kapsamında ise ilgili kişilerin yurt dışında bulunan malvarlıklarının dondurulması amacıyla ilgili ülkelerden talepte bulunulması kararı alınmaktadır. Bu kapsamda Türkiye’de bulunan bir bankanın yurt dışındaki şubesinin, bulunduğu ülkenin mevzuatı çerçevesinde hareket etmesi nedeni ile o ülkedeki hesaba ilişkin herhangi bir dondurma kararının uygulanamayacağı, ancak şahsın o hesaptaki fona Türkiye’den erişiminin engellenmesi ve şahsın yurt dışındaki hesaba Türkiye’den erişmeye çalıştığının tespit edilmesi durumunda bu hususun Başkanlığımıza bildirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, 6415 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin hususlar Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte düzenlenmiş, bu Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle de bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 5549 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bu itibarla, yurt dışı şubelerinizde bulunan malvarlıklarına ilişkin olarak Suç gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanabileceği, dolayısıyla yurt dışı şubelerinizin faaliyet gösterdikleri ülkenin mevzuatının ve yetkili otoritelerinin izin verdiği ölçüde malvarlığının dondurulmasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.

Kaynak: masak.gov.tr

Halihazırda dağıtımı devam eden Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartına elektronik imzaların yüklenilebilmesinden bahisle; müşteriler ile sürekli iş ilişkisi kurulmasında ve müteakip işlemlerde elektronik imzanın kullanılması, “kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kişilere yönelik beyan”ın elektronik imza kullanılmak suretiyle alınması ve müşterinin ıslak imza örneğinin temini amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartında yer alan imzanın kullanılması mümkün müdür?

Bilindiği üzere Müşterinin Tanınması İlişkin Esaslar, Tedbirler Yönetmeliğinin 5 ila 26 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 6, 7, 8, 9, 10 ve 12 nci maddelerinde ise kimlik tespiti esnasında ilgili kişilerin imza örneğinin alınacağı hususu düzenlenmiş olup, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartında yer alan imzanın kullanılmasına yönelik bir düzenleme yapılmadığından belirtilen mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Kaynak: masak.gov.tr

Yurt dışında yerleşik tüzel kişilerin kimlik tespitine ilişkin belgeler için aranan konsolosluk veya apostil onayına alternatif olarak, ilgili ülkelerdeki noterlerce onaylanmış belgeler söz konusu tüzel kişilerin kimlik tespitinde kullanılabilir mi?

Yurt dışında yerleşik tüzel kişilerin kimlik tespitine ilişkin hususlar Tedbirler Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre yurt dışında yerleşik tüzel kişilerin kimlik tespiti; Türkiye’de yerleşik tüzel kişiler için aranan belgelere ilgili ülkede tekabül eden belgelerin Türkiye Cumhuriyeti konsoloslukları tarafından onaylanan veya Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi çerçevesinde bu Sözleşmeye taraf ülke makamı tarafından tasdik şerhi düşülen örnekleri üzerinden yapılır. Ayrıca risk temelli yaklaşım çerçevesinde, kimlik bilgileri gerektiğinde bu belgelerin noter onaylı Türkçe tercümeleri üzerinden teyit edilir.

Yurt dışında düzenlenmiş resmi belgelerin konsolosluk tarafından onaylanması ya da apostil şerhi taşıması, yukarıda belirtilen madde gereğince bir zorunluluk olduğu için bu uygulama yerine belgelerin noter onaylı suretlerinin kullanılmasının sağlanması mümkün bulunmamaktadır.

Kaynak: masak.gov.tr

Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Uygulamasında vatandaşlara verilen “geçici kimlik belgesi” Tedbirler Yönetmeliği kapsamında geçerli kimlik belgesi olarak kullanılabilir mi?

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yapılan açıklamalarda herhangi bir zorunluluk olmaksızın yeni Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartını almak için yapılan başvurularda mevcut nüfus cüzdanlarının vatandaşlarda kaldığı ve yeni kimlik kartı alınana kadar geçerli olduğu, her türlü iş ve işlemlerde kullanılabileceği belirtilmektedir. Bu itibarla söz konusu kişilerin kimlik tespitinde mevcut T.C. nüfus cüzdanlarının kullanımına devam olunacağı açıktır.

Öte yandan, doğum, kayıp, mevcut kimlik kartının geçerlilik süresinin sona ermesi veya tahrifat sebebiyle kullanılamayacak durumda olması nedeniyle yapılan kimlik kartı başvurularında verilen geçici kimlik belgesinin de, söz konusu belge örneğinde “bu belge ile işlem yapılmadan önce belgenin geçerliliği KPS üzerinden Belge No ve T.C. Kimlik No ile kontrol edilmelidir” ibaresi yer almakta olduğundan belge için bir geçerlilik şartı olan söz konusu kontrolün yapılması şartıyla kimlik tespitinde kullanılması mümkün olacaktır.

Kaynak: masak.gov.tr

5 sıra Nolu Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliğin “Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşlarına İlişkin İşlemler” başlıklı “2.2.11” bölümünde, 02.02.2017 tarihli ve 29967 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 16) ile yapılan elektronik haberleşme hizmeti aracılığıyla sunulan mobil ödeme hizmetine ilişkin işlemlerde belli tutarlara bağlı olarak kimlik tespiti yapılmayabileceği yönündeki düzenlemeden hangi yükümlüler faydalanacaktır?

16 sıra nolu Genel Tebliğ ile basitleştirilmiş tedbirlerin düzenlendiği 5 sıra nolu Genel Tebliğin “2.2.11” bölümünde değişiklik yapılmış olup 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında kurulan ve faaliyette bulunan ödeme kuruluşlarının mezkur Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında gerçekleştirdikleri bazı faaliyetleri için basitleştirilmiş tedbir getirilmiştir.

Söz konusu basitleştirme, ödeme kuruluşu tarafından müşterilerine sunulan mobil ödeme hizmetine ilişkin işlemlerde ödeme kuruluşu için öngörülmüş olup buna göre sunulan mobil ödeme hizmetinin belli tutarların altında kalması durumunda ödeme kuruluşu tarafından müşterilerinin kimlik tespiti zorunluluğu bulunmamaktadır.

Dolayısıyla 5 sıra nolu Genel Tebliğin “2.2.11” bölümünde yapılan değişiklik, ödeme kuruluşları dışındaki yükümlülerin kendi faaliyet alanlarına ilişkin olarak sundukları hizmetin karşılığında aldıkları ödeme bakımından (mobil ödeme) bir basitleştirme uygulanmasına imkan vermemektedir.

Kaynak: masak.gov.tr